Gelişimin Peşinde: Elon Musk’tan Öğrenebileceğimiz 5 Ders

3ik3ik Admin
25 Şubat 2021

“Eğer yemek yememenin bir yolu olsaydı daha fazla çalışabilmek adına yemezdim. Keşke besinleri yemek için ayrıca zaman ayırmadan almanın bir yolu olsaydı.''

Elon, bu cümleleri üniversite sıralarında birlikte zaman geçirdiği Christie’yle gece yarısı gerçekleşen bir telefon konuşması sırasında söylemişti. Christie bunun doğrulamasını yıllar sonra gerçekleşen bir röportaj sırasında açık bir şekilde dile getirmiş ve “O yaşta iş ahlakının büyüklüğü ve içtenliği ortaya çıkıyordu. Duymuş olduğum en alışılmadık şeylerden biriydi.” diye de eklemişti.

Üniversite sıralarında bu şekilde yüksek bir motivasyon ile birlikte ülkülerine ulaşmak için gelişim peşinde gösterdiği efora bağlılığını sürdüren Musk yıllar sonra karşımıza 21’inci yüzyılın en büyük girişimcilerinden biri olarak çıkmaktadır. Bugün itibariyle kendisi 49 yaşına gelmiş durumda. Enerji, otomotiv, ulaşım, yapay zekâ vb. alanlarında, içinde bulunduğu yenilikçi şirketler sayesinde sürekli olarak faaliyet göstermektedir.

Sahip olduğu vizyonların doğrultusunda 1995 yılından beridir düşüncelerini hayata geçirmek için etkin bir şekilde çalışmakta ve Forbes’un Şubat ayının verilerine göre canlı milyarderler listesinde, dünya üzerinde yaşayan en zengin ikinci kişi olarak yerini korumaktadır. Kısacası; geliştirdiği teknolojiler, benimsediği yaşam stili ve düşünceleriyle birlikte kesinlikle ilham alınması gereken bir kişi olduğu aşikârdır. Biraz sonra size sunacağım başlıklarla birlikte Elon’un dünyasına biraz daha yaklaşacak ve düşüncelerini iyi bir şekilde analiz ederek ders çıkarma fırsatını birlikte elde etmiş olacağız.

Optimistlik

“Sabah kalkıp geleceğin daha iyi olacağını düşünürseniz, parlak bir gündür. Aksi takdirde, değildir.” 

İnsanların uyandıkları zaman, istisnai durumlar haricinde, optimist bir düşünce yapısıyla güne başlamaları, kişiye her zaman iyi bir şekilde etki etmiştir. Ancak gün içinde, çalışma bütünümüzü büyük oranda etkileyecek olan iyimser düşünce yapımızı elden bırakmadan, bir realist olarak da olaylara yaklaşmamız gerekmektedir. Bu durumu değerlendirmediğimiz takdirde kişisel dünyamızda hayalcilik ön plana çıkacak ve bu da anlayacağınız üzere bireyi farklı ve ütopik dünyalara sürükleyecektir.

Spaceflight TV’nin “Elon Musk’s Engineering Masterpiece” olarak değerlendirdiği Falcon Heavy araçları fırlatıldıktan ve 8 dakika sonra yeryüzüne eşzamanlı olarak indikleri zaman Elon Musk’ın tepkisi “That is unreal.” olmuştu. Belki kendisi de o anlarda buna inanamamıştı ancak bu araçların üzerinde realizmden bağımsız bir şekilde çalışmadığını tahmin etmekteyiz.

Uyumanız gereken süreyi aşmayacak bir şekilde uyku düzeni oluşturun ve sabahları yatağınızdan kendinize güvenir bir şekilde çıkın. Bunları alışkanlık hâline getirdiğiniz zaman göreceksiniz ki gelişiminize dair önünüzde korkutucu hiçbir şey kalmayacaktır.

Sıra dışılık

“Bana göre sıradan bir insanın sıra dışı olmayı seçmesi mümkündür.” -Elon Musk.

Kimse sıra dışı olarak doğmaz. Bulunduğumuz kültürel çevrenin ve şansımızın oluşturduğu durumlar, bilişsel davranışlarımızın süzgecinden geçerek benliğimiz şekillendirir. Böylelikle sıra dışı olmak veya olmamak bizlerin kontrolünde gerçekleşir.

“Bir keresinde okulun ve komşu okulun kütüphanelerindeki kitapların hepsini bitirmiştim. Bu sanırım üç veya dördüncü sınıftaydı. Kütüphaneciyi benim için kitap siparişi etmesi konusunda ikna etmeye çalıştım. Böylece Britannica Ansiklopedisi’ni okumaya başladım. Bu oldukça faydalı olmuştu. Neyi bilmediğiniz hakkınızda bir fikriniz yok…”

Elon’un bu sözlerinden yola çıkarak sizlere bir soru sormak istiyorum. Neyi bilmediği hakkında bir bilgisi olmayan, ancak neleri bilebileceği konusunda da sürekli olarak araştırma içerisinde olan bir çocuğun sıradan bir şekilde yaşam sürmesi mümkün müdür? Elbette değildir.

Eşsiz bir çağa giriş yapmaktayız ve elimizde daha önce hiç kimsenin sahip olamadığı kadar, kendimizi geliştirebileceğimiz kaynaklar mevcut. Yaşantımızı monoton bir şekilde sürdürmek veya sıra dışı olmayı istemek tamamıyla bizlerin ellerinde.

Hareketlilik

“Ya olmasını izleyebilirim, ya da bir parçası olabilirim.” -Elon Musk.

Bulunduğumuz bilişim çağının yapay zekâyla büyük oranda ilişkili olduğu, önemli bir döneme giriş yapmış bulunmaktayız. Kişisel gelişimin sürekliliğinin fazlasıyla öne çıktığı bu dönemde çağın gerisinde kalmamız bizim için oluşabilecek en kötü senaryolardan birisi hâline gelmektedir. Yeni çağda bizden istenilen yetkinliklerin farkına varmamız ve bu dönemin içinde etkin bir rol oynamamız gerekmektedir.

Elon ergenlik döneminde bulunduğu çağın fırsatlarının fazlasıyla farkındaydı ve gelişimini bu yönde sürdürüyordu. Bu farkındalığın doğrultusunda, 24 yaşında Zip2'yi kurmuş ve büyük bir başarı elde etmişti. Ardından ise şirket 1999 yılında 307 milyon dolara satılmıştı. Musk, bu satın alımdan sağladığı 22 milyon dolar kârın tamamını yeni girişimine (PayPal) aktardı. Bu oluşturduğu şirket ise 2002 yılında 1,5 milyar dolara eBay’e satıldı. Musk böylece iş dünyasında büyük bir yer edindi.

Elon Musk’ın yaptığı bu işler hepimize çekici veya etkileyici geliyordur. Bu konuda bilmemiz ve üstünde durulması gereken konu ise Elon’un yaptığı işleri, geçmişte bulunduğu çağda gerçekleşen hareketliliğin iyi bir şekilde takipçisi olarak yaptığı olmalıdır. Eğer çağdaş dünyada ayakta kalmak istiyorsak bulunduğumuz dönemin gerekliliklerini iyi bir şekilde kavramalı ve çağımızın insanı olmak için çaba göstermeliyiz.

Direşme

“Sebat çok önemlidir. Vazgeçmeye zorlanmadıkça pes etmemelisiniz.” -Elon Musk.

Sebat kelimesi TDK’ye göre, “Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna değin sürdürme, direşme.” demektir. Bu kavramı yaşantımızın büyük bölümünde ön planda tutmamız kişisel gelişimimiz için çok önemlidir. Karşımıza çıkan sorunlar bazen bizlere fazlasıyla zorlu bir süreç oluşturabilir ve bizi fazlasıyla yorabilir. Ancak sebat ile birlikte motivasyonunu iyi bir şekilde sağlayan insanlar bu durumları -istisnai durumlar olmakla beraber- sorun olarak değerlendirmez.

 

Hayaller

“İnsanlar tutkulu oldukları şeyin peşinden gitmeli. Bu onları hemen hemen her şeyden daha mutlu edecek.” -Elon Musk.

İmgeler hepimizin hayatında önemli bir yere sahiptir. Öyle ki, birimiz sinirbilim konusunda yüksek lisans yapma hayalleri kurarken, bir diğerimiz yaşantısını eğitimi geliştirme konusuna adayabiliyor. Kimimiz Japon kültürünü iyi bir şekilde öğrenmek isterken, kimimiz Norveç’te yaşama hayalleri kurabiliyor.

Elon Musk’ın sahip olduğu hayaller henüz küçük yaşındayken büyük oranda genişlemeye başlayan hayal gücüyle birlikte oluşmaya başlamıştı. İmgelerinin daha iyi bir şekilde gelişmesine olanak sağlayan olay 1981 yılında gerçekleşmişti. Elon 10 yaşındayken ailesiyle beraber gittikleri alışveriş merkezinde ilk defa bir bilgisayar görür ve aşırı bir şekilde istekli davranarak babasını bilgisayarı alması için ikna eder. Bilgisayar yanında BASIC programlama dilinin alıştırmalarına ilişkin kitaplarıyla birlikte gelir ve bu kitapta yer alan alıştırmaların bitirilmesi için bir kişiye 6 ay gereklidir. Elon bu konuda, Ashlee Vance’in kitabında, “Uyumadan üç gün üzerinde çalıştım ve bitirdim. O ana kadar görmüş olduğum en zorlayıcı iş gibiydi.” diye bahsediyor. Elon’un bu durumda yaptığı şey tam olarak tutkularının peşinden koşma işiydi. Tahminlerime göre Elon’u üç gün boyunca ayakta tutan şeyler temel gereksinimleri değildi; onu ayakta tutan ve gelişimine tam bir şekilde odaklayan şey onun hayallerinin önceliğiydi. Öğrenimini iyi bir şekilde sağlayabilmesi adına gösterdiği azmin kesinlikle örnek alınması gerektiğini düşünüyorum.

 

 


Yazıyı Beğendin mi?

Paylaş: