Ekran Başında Geçirdiğin Süreyi Azaltmak İster Misin?

3ik3ik Admin
2 Mayıs 2021

1–30 Dakika Çalışma-2 Dakika Göz Kapaklarını Açma/Kapama Egzersizi

Cep telefonlarının ve elektriğin yaygınlaşması ile birlikte gecenin çok geç saatlerine kadar cep telefonlarının mavi ışığına maruz bırakıyoruz kendimizi. Harward’da yapılan bir araştırmada Mavi ışığın bir çok olumsuz yönü tespit edilmiş.

Mesela, geceleri ışığa maruz kalma, diyabet, kalp hastalığı ve obezite arasında bir bağlantı olduğunu öne sürüyor. Ayrıca mavi ışığın uyku düzenimizi düzenleyen melatonin hormonunu baskıladığı da araştırmalarda tespit edilmiş.

Göz yorgunluğumuzu azaltmak ve o güzelim/çirkin göz kızarıklıklarını azaltmak için 30 dakika çalışmadan sonra 1–2 dakika göz kapaklarımızı açıp kapatarak gözlerimizi dinlendirebiliriz. 30 dakikada bir mola vermek hep göz sağlığımıza faydalı olacaktır hem de zihinsel sağlığımıza. Yoksa etrafımızda olan bitenlere ne şahit ne de dahil olabiliyoruz. Özellikle bilgisayar başında çalışanlar bu molaları biraz daha uzatabilirler. Aynı zamanda bunu karanlık bir ortamda yaparsanız daha etkili oluyor. Bu egzersizi bir spor egzersizi olarak düşünebilirsiniz. 30 dakikada 2 dakika göz kapaklarımıza mekik çektiriyoruz. (Şu an bu yazıyı yazmaya başlayalı sanırım o kadar oldu şimdi bana 2 dakikalık bir mola. Göz kaslarımı güçlendirip gözlerimi instagrama atayım.)

2 — Yazılarınızı Kalem ve Defterle Hazırlayın

Teknoloji çağında bu da yapılır mı demeyin lütfen. Bilgisayar başında bir metni sıfırdan başlayarak yazmak gerçekten ekran başında çok fazla vakit alan bir durum. Büyük ihtimal bir kaç saat uğraşıp ertesi günlere kalan yazılarınz olacaktır. Aynı zamanda sadece yazıya odaklanmıyor olacaksınız. Sekmelerizdeki haber siteleri, sohbet ortamları vb. şeyler dikkatini tamamen dağıtabilecek unsurlar olarak orada duracaklar.

Yapılan araştırmalar el ile yazmanın “beyinde yeni düşünce ve fikirler oluşturmak için” benzersiz etkilere sahip olduğunu söylüyor. Bu araştırmayı okuduğumda Kur’anı Kerim’in Alak suresinde geçen “Oku, İnsana kalemle öğreten, bilmediğini bildiren, kerim olan Rabbinin adıyla”(Alak surase 3–4–5. ayet mealleri) kısmı geliyor. Bir çok farklı mealde farklı yorumlar da mevcut. “Kalemle öğreten o’dur” gibi. Belki bu yönü ile Kalem, bizdeki aşkın yönümüzü ortaya çıkarabilir ve bilmediğimizi bildirip öğretebilir. Neden olmasın?

3 — Sosyal Medya Bileşenlerini Belirli Saatlerde Kontrol Etmek.

Bu şüphesiz hepimizin bildiği ancak eminim bir çoğumuzun yapamadığı bir şey. Facebook’tan instagram’a, ordan tiktok!a, aaa twitter’i nasıl da unutuyordum:), gündem orada. Oradan oraya fink atıyoruz.

Diyelim ki telefona ara verdik tv başına gidiyoruz. Tv’deki dizi bitse telefon başına. Sürekli bir takip ve haberleşme halindeyiz. Sizde de var mı bilmiyorum mesela ben bana yazılan whatsapp mesajlarına anında cevap yazmazsam sanki iki yüzlüymüşüm gibi hissediyorum. Peki kaç tane mesajınız anında cevap vermelik? Kaç tane instagram fotoğrafı ya da hikayesi tam da şu an da bakmalık? Emin olun çok çok çok az.

Örneğin, sürekli elinizde sosyal medya araçlarında gezinmek yerine, onlar için belirli saatler belirleyebilirsiniz. İş haberleşmesi vb. şeyler genellikle günlük yazışma ve paylaşımlardır ve birçoğumuzu çok da ilgilendirmez. Twitter, instagram, facebook vb. araçlar için belirli saatler belirleyip sadece o saatte kontrol edebilirsiniz.

He unutuyordum az kalsın. Daha çok ekrana mola veremeyişimizin sebebi bir alternatif meşguliyet oluşturamamaktır. Mesela telefonda durumları incelemek yerine evde salata yapabilirsiniz. Yemeğe yardım edebilirsiniz. Çocuğunuzla 10 dakika sohbet edebilirsiniz. Herkes kendisine göre bir meşguliyet bulabilmeli. Ama o meşguliyetlere harcayacağımız enerji, ekran başında izleyerek harcayacağımız enerjiden daha fazla olacağı ve beyin de kolay olanı tercih etmeye yatkın olduğu için bu duruma lütfen dikkat edelim.

 

4 — Tamamen Cihazlardan Uzak Kalma Saatleri

Yalnızlık ilk bakışta çok kötü gibi duruyor, ama eminim bir çoğunuz yalnız kalmak ve kendinizi dinlemek istiyorsunuz. Gündemden uzak kalıp anı kaçıracakmışsınız hissi tamamen bir yanılsama. Belki de bize uzak olanı takip etmeyi bırakıp en yakınımız olan kendimizi dinleme zamanı geldi de geçiyor.

Ekran başındaki saatlerimizi kendimize aitmiş gibi hissetsek de aslında kendimize ait değil, ekranın içindekilere ait. Etken değil edilgeniz. Diyelim ki 1 saat izlediğimde izlediğim youtuber kazanıyor. Dizi kazanıyor. Kanal kazanıyor. Bize ait bir şeye sahip olduğumuzu sanıyoruz ancak bize ait olanı onlara veriyoruz.

Değerli zamanımızı, fikrimizi, merakımızı, hayalimizi. Hadi kendimize dürüstçe bir soru soralım: Haftalık takip ettiğim bir dizideki karakterlerin bir sonraki haftadaki bölümünü merak etmemin, onu bekleyerek yanıp tutuşmamın benliğime, beynime, ruhuma nasıl bir faydası ve menfaati var? Bendeki bu merak duygusunu acaba lüzumsuz bir yere kanalize etmiş olabilir miyim farkında olmadan? Kendime, kendimi geliştirecek yeni meraklar edinemez miyim mesela?

 


Yazıyı Beğendin mi?

Paylaş: