//mtstajprogramlari.com/blog/yazi/mutluluk-ekonomisi-neden-onemli-olacak
İŞ HAYATI

MUTLULUK EKONOMİSİ NEDEN ÖNEMLİ OLACAK?

Hepimiz global alana yayılmış Neoliberal ekonomik sistemin parçalarıyız. Bu sistem özellikle  1980’den sonra  hızlanarak güçlenmeye devam etti. Fakat tüm insanlar olarak şöyle bir baktığımızda bu büyümeler devam ederken neredeyse her 5-10 yılda bir çeşitli ekonomik krizler, ekonomik büyümenin adaletsiz bölüşümü, gelir eşitsizliğindeki  ve genç işsizliğinde ki artış ve de iklim dengesinde ki  bozukluklar  derken geldiğimiz noktada son derece umut kırıcı ve adaletsiz bir dünya ile karşılaşıyoruz. İşte tam bu tür bir kırılmayla karşılaşmışken dünya da bazı ülkeler arasında Mutluluk Ekonomisi adı verilen kavram tartışılıyor. Peki ama nedir bu Mutluluk Ekonomisi? Aslında yeni de bir kavram değil . Mutluluk ekonomisi ilk kez bir kavram olan Easterlin Paradoksu, Richard A. Easterlin’in 1974 yılında yazdığı makalede gündeme getirilmiştir. Mutluluk ekonomisi özetle, bir toplumda ki ekonomik gelişimin ortalama mutluluk seviyesiyle bir ilişkisinin olmadığı öne sürülmüştür. Toplumdaki yaşanan ekonomik büyüme ancak toplumun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir. Buradan yola çıkarsak mevcut ekonomi ölçüm sistemlerinin yani GSYH(Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) hesaplamalarının sadece ne kadar üretim yapıldığıyla ilgilendiğini bunun gelir eşitsizliği boyutunu bir tarafa bırakın mutlu toplumlar için bu kadar devasa büyümelere bile gerek olmadığını savunuyor bu sistem.  Maliyeti ne olursa olsun büyüme anlayışı, eşitsizlikleri, iklim krizini, doğal ve sosyal değerlerin erimesini doğurdu diye de haklı yanını ortaya koyuyor.  Peki ama nasıl tartışılmaya başlandı? Diye de sorabilirsiniz. Geçtiğimiz aylarda aralarında İzlanda,İskoçya ve Yeni Zelanda’nın bulunduğu bu 3 ülke liderleri aralarında anlaşarak mutlu ekonomiler ittifakını( Wellbeing Economy) kurdular. Temelde de yukarıda anlattığım sıkıntılarla mücadeleyi amaçlıyorlar ve bütün ülke ve toplumlara da bu ittifaka katılma çağırısı yapıyorlar.

Peki ama diye bir soruyla devam etmek istiyorum.  Ekonomik büyüme değil de bireysel mutluluğu öne süren bu model nasıl bir değişim sunuyor.?  Tabi bu soru için cevabı olan insanlar var. Londra Üniversitesi'nden antropolojist Jason Hickel de sınırlı kaynakların bulunduğu dünya gezegeninde, sınırsız bir büyümenin gerçekçi olamayacağını savunuyor. Bu nedenle de Hickel, büyüme rakamlarına dayalı ekonomik modelin sürdürülebilir olmadığını söylüyor. Hickel, "Ağaçların odun için kesilmesi veya dağların kömür için kazılması milli geliri yükseltiyor olabilir ama bunun bireyin yaşadığı çevreye etkisi ve sosyal maliyeti, mevcut ekonomik ölçümlemede yer almıyor" diyor. Yani son derece fütursuzca doğal kaynakları tüketmeyi bir kenara bırakmalıyız diyorlar.  GSYH’ nın büyümesine dayalı bu sistemi değiştirmek içinde şunları öneriyor;

  • Aşırı tüketime dayalı ekonomik kirliliğinin azaltılması ve yerine bireyin mutluluğunun artırılması
  • Çalışma saatlerinin azaltılması, maaşların standartlaştırılması
  • Tüketim uyarıcısı olan reklamların görünürlüğünün azaltılması.
  • Karbon emisyonunun ekstra olarak vergilendirilmesi

 

Bunlara ek olarak bu modelde, iklim değişikliği tehdidine karşı önlem alınması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, eşitsizliklerin azaltılması gibi 17 ekstra başlık yer alıyor. Hatta bazı bilim adamları bu modele planlı küçülme adını bile vermişler. 

Son olarak bu model dünyanın gidişatı karşısında muhakkak daha fazla da tartışılmaya devam edecektir. Ülkemizde ve dünyada bizler bu hayatımızı yaşanılır kılan şeyleri bu model kapsamına alarak, iktisaden kendimizi ekonomik değerlerin tuzağına düşürmemiz lazım. Dünya’nın en zengin ülkelerinin aynı zamanda dünyanın en mutlu ülkeleri olmadığına daha fazla dikkat çekmek gerekir. İzlanda ki hem ülke refahı hem de mutluluğu en tepede bir ülke olmasına rağmen mevcut işleyişlerden rahatsız ve çözüm yolları arıyor. Bu konunun 2020’li yıllarla beraber daha fazla kavranacağı ve uygulanacağı konusunda ise ihtimaller giderek artıyor.

 


  • 0


  • 0


  • 1


  • 0


  • 0


  • 0


  • 0