//mtstajprogramlari.com/blog/yazi/farkliligin-farkindaligi
KİŞİSEL GELİŞİM

FARKLILIĞIN FARKINDALIĞI!

FARKLILIĞIN FARKINDALIĞI!

Farklılık nedir? Bahsini ettiğim farklılık kime göre, neye göre, hangi anlamda bir farklılık? Yazı girişlerimde interaktif olmaya özen göstererek biraz düşünmenizi sağlamak istiyorum. Bazen sıkça kullandığımız kelimeleri tarif edecek cümleler bulamayız. Çoğu şeye de kalıpların dışında farklı anlamlar katarız kendimizce. Farklılığın bendeki epeyce geniş skalası olan anlamına değineceğim bu yazımda.

Farklılık anlamında asıl değinmek istediğim konu down sendromu, otizm, hiperaktivite vb. Sizce bu durumlar başarıya birer engel mi? Misal down sendorumu olarak adlandırdığımız durum insanlardan yalnızca bir kromozom fazlalağıyla değil bence her anlamda +1 farklı oluşlarıdır. +1 masumiyet, +1 iyilik, +1 güzellik, +1 başarı ve daha nicesi. Çünkü zihinlerinde kurdukları dünya onları bütün olumsuz düşüncelerden ve kötülüklerden arındırarak farklılıkları doğrultusunda başarıya ulaşmak anlamında daha şeffaf kılmıştır. Bu cümleyi destekler nitelikteki en güzel örnek ise İspanyol Pablo Pinado. Pablo Pinado Avrupa'da üniversite eğitimini tamamlayarak aldığı öğretmenlik eğitiminin yanı sıra aktör. 2009 San Sebastian Film Festivalinde, “Yo Tambien” adlı filmde oynadığı rol ona en iyi oyuncu ödülü kazandırdı. Pablo dünyanın birçok yerinde farklılıklara dikkat çekmek için eğitimler vermektedir. Aynı zamanda kendi eğitim yaşantısını anlattığı bir kitabı yayınlanmıştır.

Örnekleri çoğaltacak olursam 2012 yılında Everest Dağı’nın tepesine ulaşan ilk down sendromlu kişi Eli Reimer, 2013 yılında down sendromlu ilk kadın belediye meclis üyesi olarak seçilen kişi Angela Bachillier... Şu durumda söylenecek tek söz engelli olmak bir engel değildir. Asıl engel insanın içindedir. Bir şeyi başarmak istediğinizde kromozom sayınız, vücut şekliniz, boyunuz, kilonuz yalnızca birer rakamdan ibaret kalır ve başarmak için aklınız ve kalbinizle hareket edersiniz.

Düşünsenize sağır olan bir insan günümüze öyle eserler bırakıyor hala adından sıkça söz ettirebiliyor. Onu herkes 9. Senfonisi ile bilir diye düşünüyorum. Evet Beethoven. Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1817’de sağır olmuş ve bu durum müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiş. Asıl can alıcı kısım ise 9. Senfonisini sağırlık döneminde bestelemiş.

Farklılıklar doğuştan süregelen veya sonradan kazanılan özellikler olabilir. Ama başarmak istediğimiz şeylerin önünde asla engel değildir. Asıl farklı olmamak ve sıradan olmak insanı başarısızlığa sürükler.

Klasik örneklerin epeyce dışında hayatımızın içinden bir örnekle hem ufak bir tebessüm edelim hem de günlük karşı karşıya kaldığımız bu olaya farklı pencereden baktığımızda neler anlayabileceğimize değinelim. Düşünün ki bir akşam yemeğine davetlisiniz ve masaya sıradan beyaz peçetelerden konulmuş, birer tane tabakların yanında bir de masanın ortasına fazlaca konulan beyaz peçeteler. Kullanmaktan hiç çekinmezsiniz değil mi? Şahsen ben öyleyim, hatta dışarıya yemeğe çıktığımızda yemek yerine peçetelerin ücretini ödesem işletme daha karlı çıkar... Ya desenli bir peçete olsaydı o masadaki. Tabakların yanında muhakkak birer tane var fakat masanın ortasına imkanı yok ki konulmaz. Peçeteyi kullanırken hareketlerimiz dahi istemsizce nazikleşir. E peki altında yatan sebep ne? Üzerinde gül, çiçek vs desen mi tüm bunlara sebep olan? Hayır. Sıradan olmayışı, farklı oluşu...

Değindiğimiz farklılık konusu peçeteler için dahi bu kadar büyük önem arz ederken biz insanlar için sıradan olmak felaket olmalı.

Şimdi geride bırakın tüm rakamları hatta yaşınızı bile olmak istediğiniz yaşı yaşayın, farklılıklarınızı sevmekten geri kaçmayın. Siz böyle güzelsiniz ve şu durumda başaramayacağınız hiçbir şey yok. Bu yazıyı buraya kadar yüzünde bir tebessümle okuyan, farklılıklarını sevmeye başlayan herkese sözüm; yani sana...

Farklısın ve farkında ol çünkü sen dokunduğu, düşündüğü her şeyi güzelleştirensin!


  • 0


  • 0


  • 12


  • 0


  • 0


  • 1


  • 0